Haber Giriş Tarihi: 02.09.2026 09:39
Haber Güncellenme Tarihi: 02.09.2026 09:39

Eğitim Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde öğretmenlerin mazeret tayinleri ve görevlendirmelerde yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Uçak, mazeret tayinlerinde il emri uygulanmasını ve görevlendirmelerde yerel idarelerin yetkilerinin artırılmasını istedi.
Okulların açılmasına kısa süre kala özellikle aile birliği ve sağlık mazereti nedeniyle tayinleri gerçekleşmeyen öğretmenlerin belirsizlik yaşadığını belirten Uçak, aile bütünlüğünün korunması gerektiğini söyledi.
Uçak, farklı şehirlerde görev yapan ve aile birliği nedeniyle tayin bekleyen öğretmenlerin mağduriyetlerinin giderilmesi için il emri uygulamasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
"Yerel şartlar dikkate alınmalı"
Milli Eğitim Bakanlığı’nca 10 Ağustos 2026 tarihinde uygulamaya alınan MEBBİS Görevlendirme Modülü’nün de yerelde bazı sorunlara yol açtığını savunan Eğitim Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Uçak, Muğla’nın geniş coğrafyası nedeniyle görevlendirmelerde yerel şartların dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Seydikemer ile Bodrum arasındaki yaklaşık 267 kilometrelik mesafeyi örnek gösteren Uçak, farklı ilçelerde görev yapan eşlerin aile birliğinin sağlanması için geçici görevlendirmelerin önemli olduğunu belirtti.
Görevlendirmelerde kararların yalnızca merkezi sistem üzerinden verilmesinin sorunlara neden olabileceğini dile getiren Uçak, Valilik, Kaymakamlık ve İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin yerel ihtiyaçları değerlendirme yetkisinin korunması gerektiğini söyledi.
İki talep
Eğitim Bir-Sen Muğla Şubesi olarak iki temel taleplerinin bulunduğunu açıklayan Uçak, "Mazeret tayinlerinde il emri uygulanmalı. Öğretmenlerimizin aile birliği ve sağlık mazeretleri nedeniyle yaşadığı mağduriyet giderilmelidir. Ayrıca MEBBİS Görevlendirme Modülü’ndeki merkezi kısıtlamalar kaldırılarak yerel idarelerin kamu yararı ve bölgesel şartları dikkate almasına imkan sağlanmalıdır" dedi.
Uçak, öğretmenlerin görevlendirme ve tayin süreçlerindeki belirsizliğin eğitim-öğretim yılı başlamadan giderilmesi gerektiğini belirterek, "Masa başında hazırlanan sistemlerle insan hayatı ve eğitim yönetilemez. Yaşanan belirsizliğe son verilmelidir" ifadelerini kullandı.