Evliyafakı köyü 105 yıldır şehitlerle birlikte yaşıyor

Haber Giriş Tarihi: 21.08.2026 10:20
Haber Güncellenme Tarihi: 21.08.2026 10:20
https://www.astv.com.tr
Sakarya Meydan Muharebesi’nin izlerini taşıyan Ankara’nın Haymana ilçesinde bulunan Evliyafakı köyü, 105 yıldır şehitlerle iç içe yaşıyor.
İşgalci Yunan ordusunun Ankara’ya doğru ilerleyişini durdurmak için 23 Ağustos 1921’de başlayan Sakarya Meydan Muharebesi, Milli Mücadele’nin dönüm noktalarından biri oldu. Evliyafakı köyü, Sakarya Meydan Muharebesi’nde 22 gün 22 gece boyunca çetin bir savaşa şahit oldu ve bu dönemde cephe hattının önemli bir konumu haline geldi. Bu köy, Sakarya Meydan Muharebesi’nde çok sayıda şehit vermesiyle biliniyor. Savaş döneminde köyden savaş alanına giden birçok askerin şehit olduğu belirtiliyor. Ayrıca Evliyafakı köyündeki evlerin neredeyse her bahçesinde şehitlere ait mezarlar bulunuyor. Köylüler, bahçe ve tarla çalışmalarını yürütürken zaman zaman bu mezarlara rastladığını ifade ediyor. Bunun yanı sıra köyde 600’e yakın şehidin yattığı da edinilen bilgiler arasında yer aldı.

"Biz onların sayesinde ayakta duruyoruz"
Evliyafakılı olmaktan gurur duyduğunu belirten ve evinin avlusunda şehit mezarı bulunan Ekrem Koçak, "Biz onların sayesinde şu anda ayakta duruyoruz. Mekanları cennet olsun, nur içinde yatsınlar. Şehitlerimizi isteseler de vermeyiz. Rahmetli babam da öyle söyledi ve vermedi. Devlet zamanında istedi. Babam, ‘Şehitlerimiz bizi koruyor, biz onları koruyoruz. Biz kimseye vermeyiz, biz kendimiz onlara bakarız.’ dedi. Annem devamlı şehitlerle konuşuyor. Rüyasında konuşuyor, gece konuşuyor, sabah konuşuyor. Annemin rüyasına ne olursa olsun geliyorlar, başka kimsenin rüyasına gelmiyorlar" diye konuştu.

"Bu köy savaşıyla anılan bir köydür"
Atatürk’ün bu köyde birçok anısı olduğunu ifade eden Evliyafakı Mahallesi muhtarı Kemal Karaduman ise, "Şehitlerimizle gurur duyuyoruz. Çünkü onlar bizim için canlarını verdi. Şu anda burada yatan şehitlerimiz bizim için savaştılar. Ben tek başıma burada bir şeyler yapmaya çalışıyorum. İlgilenen olmuyor. Bu savaş, İkiztepe’de başladı. Yunanlılar, 22 gün-22 gece bu köyde kaldılar. Vücut vücuda çarpışmalar olmuş. Bu köy, savaşıyla anılan bir köydür. Atatürk’ün söylediği bir söz var. ‘Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır.’ İşte bu söz, bu köyde söylenmiştir. Atatürk, manevrası yüksek olan bir askermiş. Bu köyde çok şeyleri var. Çok şükür bizleri de kurtarmış. Yurt dışından çok gelen var. Özellikle Yunanlılar da çok geliyor. Hemen hemen bu yıl 20 tane Yunan ziyaretçi geldi" şeklinde konuştu.

"Türk ordusunun Viyana’dan sonraki 238 yıllık geri çekilişinin bittiği topraklardayız"
Haymana’nın Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından birisi olduğunu söyleyen Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ise, "Türk ordusunun Viyana’dan sonraki 238 yıllık geri çekilişinin bittiği topraklardayız. 22 gün 22 gece, dünyanın en uzun meydan muharebesinin yaşandığı topraklardayız. Ankara’ya Başkent sıfatını kazandıran topraklardayız. Meclisin Kayseri’ye taşınma tartışmalarının yapıldığı, düşman askerine göğsünü siper eden ve Ankara’yı koruyup muhafaza eden topraklardayız. Sakarya bu kadar değerli. Sakarya bu kadar önemli ama maalesef gerekli ehemmiyeti bugüne dek bulamadı. Ne tarihçilerimiz tarafından ne de tarih kitaplarındaki yeri bakımından maalesef gerekli ehemmiyeti bir türlü anlaşılamadı" dedi.

"Ankara’ya düşman askerinin gelişini engelleyen son kale Haymana’dır"
Haymana’nın toplum tarafından yeteri kadar bilinmediğini ve bunun için Haymana Belediyesi olarak birçok proje yapacaklarını söyleyen Koç, "Ankara’ya düşman askerinin gelişini engelleyen son kale Haymana’dır. Haymana hiçbir zaman işgal edilememiştir. Haymana’ya kadar gelmişler ve geldikleri gibi Haymana’dan gitmişler. Sorumluluğumuz o kadar büyük ki bazen bu sorumluluğun altında eziliyoruz. Çünkü Çanakkale kadar değerli olan bu kadim topraklar, maalesef bugüne kadar istenildiği şekilde anlatılamamış. Haymana’yı Çanakkale’leştirerek yapılamayanı yapma arzusundayız. Bir günde 7 defa el değiştiren bir cephemiz var. İnşallah savaşı o cephede canlandırmak istiyoruz. Oraya akın akın çocuklarımız geldiğinde, Yunan askerini, Türk askerini, siperlerimizi, sağlık ekipmanlarımızı sahada görebilsinler. Çünkü baktığımızda Çanakkale’yi Çanakkale yapan ne? Çanakkale’yi Çanakkale yapan her şeyden evvel Çanakkale’nin bir tarih turizmine sahip olmasıdır" ifadelerini kullandı.