Haber Giriş Tarihi: 10.08.2026 15:58
Haber Güncellenme Tarihi: 10.08.2026 15:58

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Murat Ertaş yaptığı açıklamada Erzurum’un somut olmayan kültür varlıklarına sahip çıkamadığını vurgulayarak, sadece tarihi yapıların ve doğal güzelliklerin değil şehir tarihinde kültürel hayatın en önemli yapıcıları olan insan hazinesinin de yeni nesillere tanıtılması gerektiğini söyledi.
TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Tüm Türk dünyasında çok önemli yer tutan ve birçok varyantı olan Aşık Kerem’i ve hikâyelerini ‘EİT 2025 Turizm Başkenti Erzurum’ etkinlikleri kapsamında bir yıl boyunca şubemizdeki arkadaşlar tarafından anlatıldı, yönetim kurulu üyemiz Selim Adım’ın hazırladığı "Âşık Kerem Erzurum’da" isimli bir kitap EBB yayınlarından yayımladı. Erzurum Büyükşehir Belediyemiz Kerem ile Aslı’nın buluştuğu noktaya bir anıt yaptı. Aşık Kerem gibi Erzurum’un bir an evvel Yunus Emre’yi, Köroğlu’nu ve Dede Korkut’u kültür turizmine kazandırması gerekmektedir. Köroğlu ile Yunus Emre hem Anadolu’da hem tüm Türk dünyasında var olan değerlerdir" dedi.
"Bu isimlerin yeni nesle taşınması gerek"
Köroğlu’nun Türk destan geleneği içinde çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Ertaş, "Yüzyıllar içinde birçok farklı coğrafyada sözlü ve yazılı kültür bağlamında kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Köroğlu’nun maceraları Anadolu’dan Azerbaycan’a Balkanlardan Türkistan’a kadar Türklerin yaşadığı bütün coğrafyalarda kendine yer bulmuştur. Bu bağlamda Köroğlu’nun maceralarında gerek Türkiye sahası ve gerekse Türk dünyasında merkezi bir konumda olan yerlerden biri de Erzurum’dur. Unutmayalım barlarımızdan birinin adı ‘Köroğlu Barı’dır. 1990’lara kadar ‘Hekatçı Behçet Emi’ olarak bilinen halk hikâyecisi Behçet Mahir ile aşıklarımız kahvehanelerde Köroğlu hikâyeleri anlatırdı. Aynı şekilde Dede Korkut’un tüm hikâyeleri incelendiğinde hikâyelerin Erzurum çevresinde geçtiği görülecektir. Dede Korkut hikâyelerinin kültür coğrafyası doğuda Nahçıvan, batıda Bayburt ve Trabzon, kuzeyde Abhaza ve Ahıska, merkezde ise Erzurum yer alır. Gerek Pasin Ovası gerekse Yağan’ın çok yakınında bulunan ve bugünkü adıyla ‘Güzelhisar’ olan Avnik Kalesi Dede Korkut hikâyelerinde önemli yer tutar. Yunus Emre’nin Anadolu’da ve Azerbaycan coğrafyasında makamları vardır. Bunlardan biri de Erzurum’da Tuzcu’dadır. Yunus Emre’nin hocası Taptuk Emre ile beraber Tuzcu kabristanında yan yana kabirleri bulunmaktadır. Erzurum köy isimleri incelendiğinde ‘Emreköy, Emrecik, Emrekom’ gibi köy isimlerine rastlıyoruz. 12. asırda soy isim kullanılmadığına göre hem Taptuk hem Yunus isminin yanındaki ‘Emre’ kelimesinin bir yer veya tarikat bildirdiği açıktır. Hem kabirlerin yeri hem Erzurum’daki köy isimleri dikkate alındığında, Yunus Emre’nin Erzurum’da bulunması kuvvetle muhtemeldir. Hal böyleyken Erzurum’daki kurum, kuruluş, yerel yönetimler, üniversiteler ve STK tarafından Aşık Kerem, Köroğlu, Dede Korkut ve Yunus Emre ile ilgili sürekli anma ve etkinlik programları yapılarak bu isimlerin yeni nesle taşınması ve şehir kültüründe canlı tutulması sağlanmalıdır." şeklinde konuştu.