Haber Giriş Tarihi: 08.09.2026 14:58
Haber Güncellenme Tarihi: 08.09.2026 14:58

Sivas Numune Hastanesi’nde görev yapan Fizyoterapist Emrah Tüfekçi, 8 Eylül Dünya Fizyoterapi Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.
Tüfekçi, fizyoterapinin sanılanın aksine yalnızca egzersiz uygulamalarından ibaret olmadığını ifade etti.
Fizyoterapinin bireyin yaşam kalitesini merkeze alan geniş kapsamlı bir sağlık mesleği olduğunu belirten Tüfekçi, "Fizyoterapi; hareket ve fonksiyonun değerlendirilmesi, geliştirilmesi ve mümkün olduğunca korunmasını amaçlayan, bireyin yaşam kalitesini merkeze alan bir sağlık mesleğidir" dedi.
Fizyoterapistlerin çok geniş bir alanda görev yaptığını ifade eden Tüfekçi, "Fizyoterapistler; kas-iskelet sistemi problemlerinden nörolojik hastalıklara, ortopedik rehabilitasyondan kardiyopulmoner rehabilitasyona kadar çok geniş bir alanda görev yaparlar. Amacımız yalnızca ağrıyı azaltmak ya da hareketi artırmak değil; bireyin günlük yaşamına, bağımsızlığına ve hayata mümkün olduğunca aktif şekilde katılmasına yardımcı olmaktır" diye konuştu.
Sivas Numune Hastanesi’nde fizyoterapi hizmetlerinin farklı hasta gruplarına ve farklı klinik ortamlarda sunulduğunu belirten Tüfekçi, "Ayaktan rehabilitasyon hizmetlerinde hastalarımızla birebir çalışarak fonksiyonlarını geliştirmeye ve günlük yaşam aktivitelerine daha iyi adapte olmalarına yardımcı oluyoruz" dedi.
Yatan hastalarda rehabilitasyon sürecinin önemine değinen Tüfekçi, "Yatan hastalarımızda ise rehabilitasyon, hastaneye yatışla başlayan ve taburculuk sonrasında da devam edebilen bir sürecin önemli bir parçası. Özellikle uzun süre yatağa bağımlı kalan hastalarda hareketliliğin korunması, kas gücünün desteklenmesi ve bağımsızlığın mümkün olduğunca artırılması büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
Fizyoterapinin farklı klinik alanlarda uygulandığını ve gelişen teknolojilerle birlikte rehabilitasyon süreçlerinde modern yöntemlerden de yararlanıldığını ifade eden Tüfekçi, "Günümüzde fizyoterapi yalnızca manuel uygulamalar ve egzersizlerden ibaret değil. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte rehabilitasyon alanında robotik sistemler ve elektroterapi gibi birçok modern uygulamadan da yararlanıyoruz. Robotik rehabilitasyon sistemleri, özellikle hareket fonksiyonlarının yeniden kazandırılmasında hastaya tekrarlı, kontrollü ve güvenli hareket eğitimi sunarak rehabilitasyon sürecini destekliyor. Bu teknolojileri, fizyoterapistin klinik değerlendirmesi ve uyguladığı tedavi programının bir parçası olarak kullanıyoruz. Elektroterapi uygulamaları ise uygun hastalarda ağrı kontrolü, kas aktivasyonunun desteklenmesi ve fonksiyonel iyileşmenin artırılması gibi farklı amaçlarla rehabilitasyon programlarına dahil edilebiliyor. Yoğun bakımda hastanın mümkün olduğunca erken ve güvenli şekilde mobilize edilmesine, solunum fonksiyonlarının desteklenmesine ve immobilizasyona bağlı komplikasyonların azaltılmasına katkı sağlıyoruz. Palyatif bakımda ise hedefimiz her zaman yalnızca fonksiyonu artırmak değil; hastanın konforunu, hareketliliğini ve yaşam kalitesini desteklemek" diye konuştu.
Fizyoterapinin hayatın her döneminde hareketin ve bağımsızlığın yanında olmak anlamına geldiğini vurgulayan Tüfekçi, "Biz fizyoterapistler için her kazanım değerlidir. Bir hastanın ilk adımını atması, yatağında daha bağımsız hareket edebilmesi, nefesinin rahatlaması veya günlük yaşamındaki bir aktiviteyi yeniden gerçekleştirebilmesi Çünkü bazen küçük bir hareket, büyük bir bağımsızlığın başlangıcıdır. Tüm meslektaşlarımızın ve fizyoterapi camiasının 8 Eylül Dünya Fizyoterapi Günü’nü kutluyor; sağlıklı, hareketli ve bağımsız bir yaşam için emek veren tüm fizyoterapistlere teşekkür ediyorum. Hareket varsa yaşam vardır. Dünya Fizyoterapi Günümüz kutlu olsun" ifadelerini kullandı.