Haber Giriş Tarihi: 07.08.2026 10:19
Haber Güncellenme Tarihi: 07.08.2026 10:19

Sağ böbreğinde tesadüfen tespit edilen 9 santimetrelik tümör nedeniyle başvurduğu birçok sağlık merkezinde böbreğinin tamamen alınması gerektiği söylenen KKTC’li öğretmen Nevruz Latif Akpınar (42), Acıbadem Kent Hastanesi’nde gerçekleştirilen robotik parsiyel nefrektomi sayesinde böbreğini kaybetmeden sağlığına kavuştu. Prof. Dr. Burak Turna, "Diyabet ve tansiyon hastalıkları olan hastamızın böbreğini korumak çok önemliydi. Genellikle büyüklüğü 7 cm’e kadar yapılan bu ameliyatla hastanın 9 cm’lik tümörünü çıkarttık. Böbreği koruduk. Bu büyüklükte robotik parsiyel nefrektomi yapılan vakalar oldukça nadirdir." dedi.
KKTC’nin Gazimağusa kentinde yaşayan, 18 yıldır biyoloji öğretmenliği yapan, iki çocuk annesi Nevruz Latif Akpınar, böbreğinde hiçbir şikâyeti olmadığını belirterek tümörün tesadüfen ortaya çıktığını anlattı. Rutin kontroller sırasında kansızlık ve demir eksikliği nedeniyle araştırma yapıldığını söyleyen Akpınar, "Böbreğimle ilgili hiçbir ağrım ya da şikâyetim yoktu. Demir eksikliğinin nedenini araştırırken sağ böbreğimde 9 santimetrelik tümör olduğu ortaya çıktı." diye konuştu.
Tanının ardından ilgili uzmanlarla görüştüklerini ve tek seçeneğin böbreğin tamamen alınması olduğunu anlatan Akpınar, böbreğini kaybedeceğini düşündüğünü, ancak eşi Arkın Akpınar’ın araştırmalarıyla tedavi rotasını değiştirdiğini söyledi. Akpınar şöyle konuştu: "Antalya’dan İstanbul’a kadar birçok uzmanla görüştük. Tümörün boyutunu görenler sağ böbreğin tamamen alınması gerektiğini söyledi. Kanser kelimesini duyunca ben de bunu hemen kabullenmiştim. ’Yeter ki alınsın, kurtulayım’ diye düşünüyordum. Sürecin yönünü eşim değiştirdi. Eşim internetten araştırma yaptı, Prof. Dr. Burak Turna’ya ulaştık. Hemen İzmir’e geldik, bir hafta içinde muayene oldum, ertesi hafta ameliyat planlandı. 25 Haziran’da operasyon gerçekleştirildi."
"Ameliyat olduğumu bile unuttuğum anlar oldu"
Robotik cerrahi sonrası beklediğinden çok daha rahat bir iyileşme dönemi geçirdiğini belirten Akpınar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hocamız beni ’Küçük kesilere aldanıp kendini zorlama’ diye özellikle uyardı. Buna rağmen ameliyat olduğumu unuttuğum anlar bile oldu. Büyük kesi olmadığı için ağrım çok azdı. Çok kısa sürede normal hayatıma döndüm. Böbreğim korundu, tümörden kurtuldum. Patoloji sonucum temiz çıktı. Herhangi bir ek tedavi almama gerek kalmadı. Altı ayda bir kontrole geleceğim. Hocama ve tüm ekibe minnettarım." dedi.
"Arkadaşlarım ’kandırılma’ bile dedi"
Kendisine yapılan uyarıları da paylaşan Akpınar, "Burak Hocanın böbreği koruyabileceğini söylemesine bile inanamayanlar oldu. ’Sakın kandırılma’ diyen arkadaşlarım vardı. Ama bugün hem böbreğim yerinde hem de kanserden kurtuldum." diye konuştu.
"9 santimetrelik tümörde böbreği koruduk"
Acıbadem Kent Hastanesi Robotik Cerrahi Direktörü Prof. Dr. Burak Turna ise hastanın birçok merkezde böbreğinin tamamen alınmasının önerildiğini belirterek, ayrıntılı değerlendirme sonunda farklı bir yol izlediklerini söyledi.
Prof. Dr. Turna, şöyle konuştu:"Eskiden böbreği koruyucu ameliyatları yalnızca 4 santimetrenin altındaki tümörlerde yapabiliyorduk. Son yıllarda teknoloji ve cerrahi deneyimin gelişmesiyle uygun hastalarda bu sınır yaklaşık 7 santimetreye kadar çıktı. Ancak Nevruz Hanım’ın tümörü 9 santimetreydi. Bu nedenle oldukça kompleks bir ameliyattı. Hastamızın genç yaşta olması, diyabet ile hipertansiyon gibi böbrek sağlığını tehdit eden hastalıklara sahip bulunması böbreğin korunmasını daha da önemli hale getirdi. Tümör ana damarlara çok yakındı. Milim milim çalıştık diyebilirim. Bir milimetre fazla girsek böbreğe zarar verecektik, bir milimetre eksik kalsak tümör dokusu içeride kalacaktı. Yaklaşık üç saat süren robotik cerrahiyle tümörü tamamen çıkardık ve böbreği koruduk. Bu büyüklükte robotik parsiyel nefrektomi yapılan vakalar oldukça nadirdir."
"Böbreği korumak yaşam süresini de etkiliyor"
Böbreğin korunmasının yalnızca organ kaybını önlemek anlamına gelmediğini vurgulayan Prof. Dr. Turna, son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların böbreği korunan hastaların uzun vadede daha avantajlı olduğunu gösterdiğini söyledi. Prof. Dr. Turna, "Tek böbrekle yaşam mümkün olsa da günümüzde biliyoruz ki böbreğin korunması böbrek yetmezliği riskini azaltıyor. Özellikle diyabet ve hipertansiyonu bulunan hastalarda bu çok daha önemli. Böbrek yetmezliği riski azaldıkça diyaliz ihtimali ve buna bağlı kalp-damar hastalıkları da azalıyor. Böylece hastaların yaşam süresi de olumlu etkileniyor." dedi.
Ameliyat sonrasında yapılan patoloji incelemesinde tümörün tamamen çıkarıldığını belirten Prof. Dr. Burak Turna, "Hastamızın patoloji sonucu temiz geldi. Böbrekte kanserli doku kalmadı. Bundan sonraki süreçte altı ay aralıklarla yapılacak kontrollerle hastamızı takip edeceğiz" diye konuştu.