Haber Giriş Tarihi: 19.08.2026 10:58
Haber Güncellenme Tarihi: 19.08.2026 10:58

Turkcell, Avrupa’nın en prestijli Ar-Ge programları kapsamında desteklenen 6 yeni uluslararası Ar-Ge projesinde yer alarak Ar-Ge ve inovasyonda öne çıktı. Şirket, 6G teknolojilerine odaklanan 3D-NET, MAGIC-6G ve FUTURE-6G; kritik dijital altyapıları güçlendirmeyi hedefleyen SAFARI ve UNIFIER ve sürdürülebilir dijital dönüşümü destekleyen RESURRECTION projelerine katkı sunmanın yanı sıra koordinatörlük, teknik liderlik ve kullanım senaryosu sahipliği gibi kritik roller de üstlenecek.
Turkcell, uluslararası Ar-Ge ekosistemindeki konumunu güçlendiriyor. Uluslararası standartların belirlenmesi açısından kritik öneme sahip Ar-Ge çalışmalarında Türkiye’yi temsil eden şirket, Avrupa’nın en rekabetçi araştırma programları kapsamında desteklenen 6 uluslararası projede daha yer alacak. Şirketin yer aldığı projeler 6G teknolojileri, yapay zekâ, kritik dijital altyapıların dayanıklılığı, acil durum iletişimi ve sürdürülebilir teknolojiler gibi stratejik alanlara odaklanıyor. Şirket projelerde, yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesinden gerçek saha koşullarında doğrulanmasına ve uluslararası standartlara taşınmasına kadar farklı aşamalarda aktif rol üstlenecek.
6G’ye giden yolda stratejik katkı
Yapılan açıklamaya göre, Avrupa Birliği’nin Ufuk Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamında desteklenen MAGIC-6G projesi, 6G ile birlikte şebekelerin daha akıllı, otonom ve sürdürülebilir hâle gelmesini sağlayacak yeni nesil teknolojilerin yapay zekâ ile geliştirilmesini hedefliyor.
Projede, Türkiye, Almanya, İsveç, Yunanistan, İngiltere, İspanya ve Finlandiya’dan toplam 9 paydaş yer alıyor. Turkcell, telekom operatörlerine özel olarak uyarlanmış büyük dil modeli (LLM) tabanlı bir servis geliştirerek projeye katkı sunacak. Şebeke ve servis yönetimi süreçlerinin daha otonom ve dinamik hâle getirilmesi hedeflenen proje kapsamında şirket, bu yaklaşımı destekleyen yeni nesil algoritmaların geliştirilmesine de katkı sunacak.
EUREKA çatısı altındaki CELTIC-Next kümesi kapsamında onay alan ve TÜBİTAK tarafından desteklenen 3D-NET projesi ise 6G için ‘her yerde bağlantı’ hedefine odaklanacak. Karasal ve karasal olmayan ağların entegre çalışmasını hedefleyen proje, kapsamanın sınırlı olduğu bölgelerde bağlantı sağlanmasını ve kriz anlarında haberleşme sürekliliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Şirket, projeye üç boyutlu ağ yapılarının geliştirilmesine yönelik katkı sunarak geliştirilecek çözümlerin uluslararası standartlara taşınmasında aktif rol oynayacak.
Ufuk Avrupa Programı kapsamında yer alan Marie Skodowska-Curie Actions (MSCA) Industrial Doctoral Networks kapsamında Türkiye’den kabul alan ilk proje olma özelliğini taşıyan FUTURE-6G projesinde ise yapay zekâ odaklı yeni nesil teknolojiler geliştirilecek. Ayrıca, bu teknolojileri hayata geçirecek uzman araştırmacılar yetiştirilecek. Avrupa’nın önde gelen telekom operatörleri, teknoloji sağlayıcıları ve araştırma kurumlarının iş birliğiyle, akademi ile sanayi arasında doğrudan bir köprü kurulmasına odaklanılacak. Şirket, otonom şebeke yönetimi, yapay zekâ destekli karar mekanizmaları ve güvenilir yapay zekâ sistemleri alanlarında geliştirilecek çözümlere katkı sağlayacak. Çalışma aynı zamanda, uluslararası deneyime sahip araştırmacıların uzun vadede Türkiye’ye kazandırılmasının da yolunu açacak.
Kritik altyapı dayanıklılığına yön veren projeler
Ufuk Avrupa Programı kapsamında desteklenen SAFARI projesi, telekomünikasyon, enerji ve ulaşım gibi kritik altyapıların kriz anlarında birlikte ve kesintisiz çalışabilmesini sağlayacak yeni nesil dayanıklı altyapı çözümlerine odaklanacak.
Yapay zekâ destekli karar mekanizmalarının yanı sıra, farklı sistemlerde bulunan verilerin birlikte kullanılmasını sağlayacak yapıların geliştirileceği projede merkezi sistemlere bağımlılığın azaltılması ve kriz anlarında operasyonel sürekliliğin korunması hedefleniyor. Şirket, özellikle 112 acil çağrı hizmetlerinin sürekliliğini destekleyen, ağ kesintilerine dayanıklı ve otonom çalışan iletişim çözümlerinin geliştirilmesine liderlik edecek.
Turkcell’in uluslararası koordinatörlüğünde yürütülecek UNIFIER projesi, hibrit iletişim altyapısı sayesinde altyapının zarar gördüğü olağanüstü durumlarda dahi iletişimin sürmesini sağlamayı hedefliyor. Proje kapsamında farklı kurum ve ülkelerden ekiplerin, dil ve teknoloji engelleri olmadan birlikte çalışabildiği entegre bir iletişim altyapısı oluşturulacak ve geliştirilecek çözümler Türkiye ve Avrupa’da gerçek saha koşullarında test edilecek.
Yapay zekâ ve robotik ile döngüsel üretimde yeni dönem
Ufuk Avrupa Programı kapsamında desteğe hak kazanan RESURRECTION projesi ise sürdürülebilir ve döngüsel üretim teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak. Proje kapsamında yapay zekâ, robotik sistemler ve dijital teknolojiler kullanılarak, ürünlerin durum analizi, otomatik söküm, yeniden kullanım süreçlerinin yönetimi ve uçtan uca izlenebilirlik çözümleri geliştirilecek.
Şirket, modemlerin yeniden üretim ve kullanım süreçlerini daha verimli hâle getirme konusunda katkı sunacak ve bu çözümlerin farklı sektörlere yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalara liderlik edecek. Projede telekomünikasyon kullanım senaryosunun sahibi olan Turkcell, modemlerin yeniden üretimi ve kullanımı için yenilikçi çözümler geliştirecek. Cihazların durumu yapay zekâ ile analiz edilerek en uygun kullanım senaryosu belirlenecek; robotik sistemlerden yararlanılarak cihazların söküm, onarım ve yeniden kullanıma hazırlık süreçlerinin otomatikleştirilmesi hedeflenecek. Böylece süreçlerin daha hızlı, verimli ve sürdürülebilir olması amaçlanıyor.
"Turkcell’in uluslararası Ar-Ge gücüne duyulan güvenin güçlü bir göstergesi"
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, şunları söyledi: "Şirket olarak önceliğimiz, bir yandan müşterilerimize en iyi hizmeti sunarken, diğer yandan da teknoloji ekosistemini desteklemek. 6G’den yapay zekâya, kritik altyapıların dayanıklılığından sürdürülebilir teknolojilere uzanan bu projeler, Turkcell’in Ar-Ge yaklaşımının çeşitliliğini ortaya koyuyor. Avrupa’nın önde gelen araştırma programlarında yürütülen 6 uluslararası projede koordinatörlük ve teknik liderlik gibi kritik rollerle de yer almamız, uluslararası Ar-Ge gücümüze duyulan güvenin önemli bir göstergesi. Bu çalışmalarla geleceğin iletişim teknolojilerini şekillendirirken, geliştirdiğimiz teknolojileri uluslararası standartlara taşıyarak ülkemizin teknoloji ekosistemine katkı sunmayı hedefliyoruz."