Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Yeni eğitim-öğretim yılının ilk haftası ’Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılsın"
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Yeni eğitim-öğretim yılının ilk haftası ’Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılsın"
Haber Giriş Tarihi: 28.08.2026 15:39
Haber Güncellenme Tarihi: 28.08.2026 15:39
Kaynak:
İHA
Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Yeni eğitim-öğretim yılının ilk haftası ’Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılsın" dedi.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, öğretmenlerin mesleki itibarının güçlendirilmesi, can güvenliklerinin sağlanması, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi, mesleki hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla MEB’e çağrıda bulundu. Geylan, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının ’Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılmasını istedi. Bu kapsamda Türk Eğitim-Sen tarafından MEB’e yazı gönderilerek, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı ilk haftasının ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılması ve yıl boyunca doğrudan öğretmenin hakkını, hukukunu, can güvenliğini ve mesleki saygınlığını önceleyen bir farkındalık süreciyle bir dizi faaliyet ve çalışmalarla desteklenmesi istendi.
"Öğretmenlik mesleği, milletimizin istikbalini inşa eden en saygın ve stratejik kamu hizmetidir"
MEB’e gönderilen yazıda, öğretmenlerin güven içerisinde mesleklerini sürdürmeleri gerektiğini belirten Geylan, "Öğretmenlik mesleği, milletimizin istikbalini inşa eden en saygın ve stratejik kamu hizmetidir. Bir toplumun geleceğine verdiği değer, bizzat öğretmenine verdiği kıymet ve sunduğu mesleki itibar ile ölçülmektedir. Öğretmenin kendini güvende hissetmediği, mesleki saygınlığının aşındığı ve haksız ithamlarla hedef gösterildiği bir eğitim ortamında ne huzurlu nesiller yetiştirmek ne de eğitimde hedeflenen niteliğe ulaşmak mümkündür. Dolayısıyla öğretmenin hakkını, hukukunu, can güvenliğini ve mesleki onurunu korumak devletimizin ve bakanlığımızın en öncelikli meselesi olmalıdır. Son yıllarda okullarımızda öğretmenlerimize ve eğitim çalışanlarımıza yönelik fiziksel saldırı, tehdit, hakaret ve baskılar münferit olaylar olmaktan çıkmış; eğitim çalışanlarımızın çalışma huzurunu ve can güvenliğini tehdit eden ciddi bir sorun haline gelmiştir. Öğretmene yönelik şiddet ve itibarsızlaştırmanın önlenmesi yalnızca cezai yaptırımlarla sınırlı kalmamalıdır. Öğretmenin toplumdaki saygınlığını ve vazgeçilmez konumunu güçlendirecek, toplumsal sahiplenmeyi ve farkındalığı artıracak kalıcı politikalar hayata geçirilmelidir" ifadelerini kullandı.
"Yeni eğitim-öğretim yılının ilk haftası ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılsın"
Başlatılacak bu temanın öğretmen-öğrenci-veli ilişkisini güçlendireceğini ifade eden Geylan, "Veli-öğretmen ilişkisini tesis eden, öğrencilerin ise öğretmenine minnet ve sevgiyle yaklaşmasını esas alan bir anlayışı tesis edecek programlar hayata geçirilmelidir. Bu çerçevede; 2026-2027 eğitim-öğretim yılı ilk haftası ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılsın ve yıl boyunca doğrudan öğretmenin hakkını, hukukunu, can güvenliğini ve mesleki saygınlığını önceleyen bir farkındalık süreciyle bir dizi faaliyet ve çalışmalarla desteklensin. Söz konusu açılış haftasında; öğretmenin asla yalnız ve sahipsiz olmadığının, eğitim çalışanlarına uzanan her türlü haksız elin ve dilin karşısında devletin tüm kurumları ve özellikle toplumun tüm kesimleriyle durulduğunun açıkça hissettirilmesi gerekmektedir. Velilerin öğretmenin mesleki kararlarına ve uzmanlığına saygı duymasını sağlayan, çocuğunu güvenle okula emanet eden bir veli-öğretmen ilişkisini tesis eden, öğrencilerin ise öğretmenine minnet, sevgi ve hürmetle yaklaşmasını esas alan bir anlayışı tesis edecek programlar hayata geçirilmelidir" cümlelerine yer verdi.
"Okul ve çevresinde öğretmenlerimizin can güvenliğini sağlayacak koruyucu tedbirler eksiksiz alınmalıdır"
Öğretmenlerin can güvenliği konusunda titiz çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çizen Geylan şu ifadelere yer verdi:
"Okul ve çevresinde öğretmenlerimizin can güvenliğini sağlayacak koruyucu tedbirler eksiksiz alınmalıdır. Bununla birlikte mülki idare amirlikleri, belediyeler ve kolluk kuvvetleri okul kapılarında ve çevresinde öğretmenlerimizin can güvenliğini sağlayacak koruyucu tedbirleri eksiksiz almalı; okul idarecilerimiz, rehber öğretmenlerimiz, memur ve destek personelimiz dahil tüm çalışma arkadaşlarımızın huzurlu, güvenli ve müdahalelerden uzak bir ortamda görev yapmaları teminat altına alınmalıdır. Önemle vurgulamak isteriz ki, planlanacak bu süreç öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kesinlikle yeni bir evrak, raporlama, tören yükü veya bürokratik külfet getirmemelidir. Bu faaliyetler, öğretmene ilave iş yüklemek için değil; öğretmenin yükünü hafifletmek, onu korumak, çalışma ortamını güvenceye almak ve toplum nezdindeki itibarını en üst seviyeye taşımak amacıyla bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanan programlar ve merkezi destek mekanizmalarıyla yürütülmelidir."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Yeni eğitim-öğretim yılının ilk haftası ’Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılsın"
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, öğretmenlerin mesleki itibarının güçlendirilmesi, can güvenliklerinin sağlanması, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi, mesleki hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla MEB’e çağrıda bulundu. Geylan, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının ’Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılmasını istedi. Bu kapsamda Türk Eğitim-Sen tarafından MEB’e yazı gönderilerek, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı ilk haftasının ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılması ve yıl boyunca doğrudan öğretmenin hakkını, hukukunu, can güvenliğini ve mesleki saygınlığını önceleyen bir farkındalık süreciyle bir dizi faaliyet ve çalışmalarla desteklenmesi istendi.
"Öğretmenlik mesleği, milletimizin istikbalini inşa eden en saygın ve stratejik kamu hizmetidir"
MEB’e gönderilen yazıda, öğretmenlerin güven içerisinde mesleklerini sürdürmeleri gerektiğini belirten Geylan, "Öğretmenlik mesleği, milletimizin istikbalini inşa eden en saygın ve stratejik kamu hizmetidir. Bir toplumun geleceğine verdiği değer, bizzat öğretmenine verdiği kıymet ve sunduğu mesleki itibar ile ölçülmektedir. Öğretmenin kendini güvende hissetmediği, mesleki saygınlığının aşındığı ve haksız ithamlarla hedef gösterildiği bir eğitim ortamında ne huzurlu nesiller yetiştirmek ne de eğitimde hedeflenen niteliğe ulaşmak mümkündür. Dolayısıyla öğretmenin hakkını, hukukunu, can güvenliğini ve mesleki onurunu korumak devletimizin ve bakanlığımızın en öncelikli meselesi olmalıdır. Son yıllarda okullarımızda öğretmenlerimize ve eğitim çalışanlarımıza yönelik fiziksel saldırı, tehdit, hakaret ve baskılar münferit olaylar olmaktan çıkmış; eğitim çalışanlarımızın çalışma huzurunu ve can güvenliğini tehdit eden ciddi bir sorun haline gelmiştir. Öğretmene yönelik şiddet ve itibarsızlaştırmanın önlenmesi yalnızca cezai yaptırımlarla sınırlı kalmamalıdır. Öğretmenin toplumdaki saygınlığını ve vazgeçilmez konumunu güçlendirecek, toplumsal sahiplenmeyi ve farkındalığı artıracak kalıcı politikalar hayata geçirilmelidir" ifadelerini kullandı.
"Yeni eğitim-öğretim yılının ilk haftası ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılsın"
Başlatılacak bu temanın öğretmen-öğrenci-veli ilişkisini güçlendireceğini ifade eden Geylan, "Veli-öğretmen ilişkisini tesis eden, öğrencilerin ise öğretmenine minnet ve sevgiyle yaklaşmasını esas alan bir anlayışı tesis edecek programlar hayata geçirilmelidir. Bu çerçevede; 2026-2027 eğitim-öğretim yılı ilk haftası ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılsın ve yıl boyunca doğrudan öğretmenin hakkını, hukukunu, can güvenliğini ve mesleki saygınlığını önceleyen bir farkındalık süreciyle bir dizi faaliyet ve çalışmalarla desteklensin. Söz konusu açılış haftasında; öğretmenin asla yalnız ve sahipsiz olmadığının, eğitim çalışanlarına uzanan her türlü haksız elin ve dilin karşısında devletin tüm kurumları ve özellikle toplumun tüm kesimleriyle durulduğunun açıkça hissettirilmesi gerekmektedir. Velilerin öğretmenin mesleki kararlarına ve uzmanlığına saygı duymasını sağlayan, çocuğunu güvenle okula emanet eden bir veli-öğretmen ilişkisini tesis eden, öğrencilerin ise öğretmenine minnet, sevgi ve hürmetle yaklaşmasını esas alan bir anlayışı tesis edecek programlar hayata geçirilmelidir" cümlelerine yer verdi.
"Okul ve çevresinde öğretmenlerimizin can güvenliğini sağlayacak koruyucu tedbirler eksiksiz alınmalıdır"
Öğretmenlerin can güvenliği konusunda titiz çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çizen Geylan şu ifadelere yer verdi:
"Okul ve çevresinde öğretmenlerimizin can güvenliğini sağlayacak koruyucu tedbirler eksiksiz alınmalıdır. Bununla birlikte mülki idare amirlikleri, belediyeler ve kolluk kuvvetleri okul kapılarında ve çevresinde öğretmenlerimizin can güvenliğini sağlayacak koruyucu tedbirleri eksiksiz almalı; okul idarecilerimiz, rehber öğretmenlerimiz, memur ve destek personelimiz dahil tüm çalışma arkadaşlarımızın huzurlu, güvenli ve müdahalelerden uzak bir ortamda görev yapmaları teminat altına alınmalıdır. Önemle vurgulamak isteriz ki, planlanacak bu süreç öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kesinlikle yeni bir evrak, raporlama, tören yükü veya bürokratik külfet getirmemelidir. Bu faaliyetler, öğretmene ilave iş yüklemek için değil; öğretmenin yükünü hafifletmek, onu korumak, çalışma ortamını güvenceye almak ve toplum nezdindeki itibarını en üst seviyeye taşımak amacıyla bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanan programlar ve merkezi destek mekanizmalarıyla yürütülmelidir."
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler