Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Türkiye’de bir ilk: Açık kalp ameliyatı olmadan kalbindeki delikten kurtuldu

Haber Giriş Tarihi: 03.09.2026 16:39
Haber Güncellenme Tarihi: 03.09.2026 16:39
Kaynak: İHA
Türkiye’de bir ilk: Açık kalp ameliyatı olmadan kalbindeki delikten kurtuldu
Gaziantep’te geçirdiği mekanik aort kapak ameliyatının ardından kalbinde delik oluşan 48 yaşındaki Ziya Özer, açık kalp ameliyatına gerek kalmadan Türkiye’de ilk kez uygulanan özel anjiyografik yöntemle sağlığına kavuştu.
Gaziantep’te yaşayan 48 yaşındaki 4 çocuk babası Ziya Özer, nefes darlığı ve nefes darlığına bağlı yürüyememe şikayetiyle gittiği hastanede mekanik aort kapak ameliyatı oldu. Şikayetlerinde değişiklik olmayan ve yeniden ameliyat olması gündeme gelen Özer, Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Kardiyoloji Kliniğinde yapılan tetkiklerde, Özer’in ikinci kez açık kalp ameliyatına alınmasının riskli olabileceği değerlendirildi. Bunun üzerine doktorlar, hastanın göğsü açılmadan, anjiyografik yöntemle kalpteki deliğin kapatılması için çalışma başlattı. Yaklaşık 1,5 saat süren zorlu işlem, Erişkin Kardiyoloji Kliniğinden Doç. Dr. Veysel Özgür Barış, Pediatrik Kardiyoloji Kliniğinden Doç. Dr. Münevver Tuğba Temel ve Anesteziyoloji Kliniğinden Uzm. Dr. Şevki Sarı tarafından gerçekleştirildi. Türkiye’de ilk kez uygulanan bu özel yöntem sayesinde Özer’in kalbindeki delik, ikinci bir açık kalp ameliyatına gerek kalmadan başarıyla kapatıldı. İşlemin ardından sağlığına kavuşan Özer, taburcu edildi. Gerçekleştirilen yöntem hakkında konuşan Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Ulaşan ise, yapılan bilimsel araştırmalara göre dünyada bu tarz yöntemin uygulandığı vaka sayısının yaklaşık 10 ile sınırlı olduğunu söyledi.

"Zorlu olsa da hastanın sağlığı için bu yöntemi seçtik"
Hastanın genel sağlık durumu hakkında bilgi veren Doç. Dr. Veysel Özgür Barış, "Hastamız 48 yaşında ve erkek. Bize nefes sağlığı, yolda yürüyememe, efor intoleransı şikayetleriyle başvurdu. Hastamıza yaklaşık 7 yıl önce açık kalp ameliyatı ile mekanik aort kapağı değişimi mevcuttu. Bunun yanında koroner arter bypass cerrahisi işlemi yapılmıştı. Hastamızın yaptığımız detaylı tetkiklerinde, yapılan kalp kapağı ameliyatının altında, mekanik kapağın altında iki kalp boşluğu arasında ventiküler septal defekt dediğimiz bir deliğin olduğunu fark ettik. Buna bağlı olarak da hastamızın kalpteki çalışma oranının yıllar içinde, 7 yıl içinde yüzde 60’dan yaklaşık yüzde 40 oranına kadar düştüğünü gördük. Bu nedenle hastamızın bu deliğin kapatma kararını aldık. Tabii hastamızın daha öncesinden açık kalp alma hayatı olması nedeniyle tekrardan açık bir kalp alma hayatına girmesi son derece riskli ve uzun bir işlem olacaktı. Hastayı bizim konseyimizde değerlendirdiğimiz zaman, öncelikle kapalı anjiyografik olarak ve perkütan kapatma yöntemi dediğimiz yöntemiyle kapatma kararı aldık. Tabii bu kalp deliklerinin büyük bir kısmı aslında doğuştan olan kalp delikleri. Onları rahatlıkla kapatabiliyoruz ama bu hastamızdaki sıkıntı, daha öncesinden ameliyat olunması ve de mekanik bir kalp kapağının olmasıydı. Mekanik kalp kapağı, bizim kalp deliğine ulaşmamızı ve bu kalp deliğini kapatacak cihazlarımızı oraya ilerletmemize büyük bir engeldi. Aynı zamanda da görüntülerimizi engelliyordu. Dolayısıyla hastada bu zorlu yöntem, bizim teknik olarak zorlu olsa da hastamızın iyiliği için bu zorlu yöntemi seçtik. Görüntülerin iyi olabilmesi için hastamızda ilk başta bir kardiyak tomografi çektirdik. Oradan ölçümlerimizi yaptık" dedi.

"İşlem yaklaşık 1,5 saat sürdü"
1,5 saatlik zorlu sürecin ardından hastanın sağlığına kavuştuğunu ve gerçekleştirilen yöntemin Türkiye’de bir ilk olduğunu söyleyen Barış, "Türkiye’deki en iyi kardiyak tomografinin de bizim şehir hastanemizde olması nedeniyle hastamız bu konuda şanslıydı. Tomografi de bize büyük yol gösterdi. Ölçümlerimizi daha iyi bir şekilde yapabildik. Daha sonrasında hastamızı pediatri kardiyolojiden Tuğba hocamızla birlikte, anesteziden Şevki hocamızla birlikte işleme aldık. Şöyle ki, mekanik aort kapağı olması nedeniyle ilk başta bu kalp deliğine erişebilmemiz çok zordu. Hem önümüzde bir engeldi hem de bu mekanik aort kapağında yaptığımız işlemler sıkıntıya yol açabilirdi. Hastanın daha önce yapılan kapağında da bir bozukluk olabilirdi. Tabii burada yıllarca yapısal işlemler yaptığımız için daha önceki tabii VSD, PVD gibi işlemlerdeki tecrübemizi kullanarak kapağı rahatlıkla geçebildik. Daha sonrasında kalp deliğini geçtik. Kalp deliğini uygun cihazla kapatıp çıktık. Tabii ki anlatması kolay ama zor bir işlemdi. Sonrasında neyse ki hem kalp derdimiz tamamıyla kapanmış oldu. Hem bu kalp deliğine giderken aort kapağında herhangi bir sıkıntı yaşamadık. İşlem yaklaşık 1,5 saat sürdü. İşlemden sonraki takiplerinde de hastamızın, biraz önce belirttiğim gibi, kalp çalışma oranı yaklaşık yüzde 40’a düşmüştü. Yaklaşık 1 ay içinde bu yüzde 40’dan tekrar yüzde 60’a çıktı. Eğer perkütan VSD kapatma işleminde başarısız olsaydık, hastamızın kalp yetersizliğinin daha fazla ilerlememesi için açık kalp alma yatına dönebilirdi. Bu tedavi yöntemi sayesinde de açık kalp ameliyatına gerek almadan kalp deliğini kapatmış olduk. Daha sonrasında literatür araştırması yaptık. Dünyada mekanik aort kapağı olan hastalarda dünyada yapılan çok sınırlı sayıda vaka gördük. 5’in altında olduğunu gördük. Türkiye’de de araştırma yaptık. Diğer işte bu işlemde tecrübeli olan hocalarımıza da sorduk. Hiçbir merkezin daha öncesinde mekanik alt kapak değişimi yapılan bir hastada VSD kapattığını, perkütan olarak anjiyografik yöntemde bu kap deliğini kapatmadığını öğrendik. Ondan sonra dolayısıyla bu işlemin Türkiye’de ilk kez bizim kliniğimizde ve bizim hastanemizde tarafımızda yapıldığını öğrenmiş olduk" ifadelerini kullandı.

"Türkiye’de bir ilk oldu"
Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Ulaşan, Gaziantep Şehir Hastanesi olarak güzel bir işleme imza attıklarını belirterek, "Burada hastamız daha önceden mekanik kapak ameliyatı geçirdi. Burada hastamızda kalp yetmezliği gelişmişti. İkinci bir ameliyat olması gerekiyordu. Tabii ikinci ameliyat biraz riskli bir ameliyattı. Çünkü göğüs kafesi tekrar ikinci defa açılacaktı. Burada kardiyoloji ekibimiz, anestezi ekibimizle beraber ortak bir konsensüs oluşturularak, ortak bir fikirle bu işin anjiyografik olarak kapatılması kararı alındı. Bu işlem şu anda hocamızın da bahsettiği gibi Türkiye’de bir ilk oldu. Dünya çapında da yaklaşık 5 ile 10 civarı arasında yapıldığını biz de literatürden tarayarak bilgi edindik. Tabii bunlar yapılmamızın sebebi, Gaziantep Şehir Hastanesi olarak ileri teknolojik malzemelerimiz olması, deneyimli sağlık kadrosu ve multidisipliner bir yaklaşımla bu tarz işlemleri yapmaktayız. Ve bu tarz işlemleri yapacağımız daha ileriki günlerde bu işlemlere devam edeceğiz inşallah bu ekiple beraber. Kesinlikle burada ortak konsey kararıyla bu karar alındı. Burada kalp damar cerrahisi, kardiyoloji, pediyatrik kardiyoloji, radyoloji bölümü, anestezi bölümünün ortak kararıyla yapıldı. Burada özellikle koroner BT çeken cihazımız çok özellikle onun yardımıyla ve deneyimli hocalarımızın destekleriyle ve ileri teknolojik malzemelerle bu işlem kapalı olarak gerçekleştirildi.

"Bu yöntem diğer hastalara da umut olacak"
Geçirdiği operasyon sonrası rahatladığını söyleyen Ziya Özer, "Kalbimden ameliyat oldum. Ondan sonra bir ilk senesinde delik oluşmuş. Şikayetlerim geçmedi, yürüyemedim ve merdiven çıkamıyordum. Şu an Allah’a şükür dört kat birden çıkıyorum. Bu operasyon hakkında hocam geldi ve riskli bir ameliyat dedi, ben kabul ettiğimi söyledim. Sonrasında daha iyi olur diye düşündüm ve güvendim. Öyle de oldu. Bu yöntem ilk olarak bende uygulandı. Diğer hastalara da umut olacak. Şehir Hastanemiz çok iyi. İlgilenen hemşireler olsun, hocamız olsun çok iyiler. Bir şey istediğim zaman yok demediler. Olacağım ameliyatı bir tek eşim biliyordu, başka kimse de bilmiyordu. Dolayısıyla eşimle biz kararlıydık. Ailem de çok mutlu oldu. Bu tarz sağlık sorunları yaşayan insanlar buraya gelsin, hocayı bulsunlar, kapalı ameliyatı yapsınlar. Açıktan daha iyi ve bir riski de yok. Önceden üzerimde korku falan vardı, şu an korku da yok. Yürüyemiyordum, nefes alamıyordum. Şimdi daha iyi yürüyorum. Nefesim var ve rahatım" diye konuştu.

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.